Pages Menu

pendik diş,pendik diş hekimi

Diş Hekimliğinde Altın Oran ve Gülüş Tasarımı

Diş Hekimliğinde Altın Oran ve Gülüş Tasarımı

Güzellik kişiden kişiye algılara tercihlere göre değişir denilir hep. Oysa ki herkesin güzel olduğunu kabul ettiği şeyler-kişiler de vardır. Peki nasıl olabilir?

Güzellik de aslında matematiksel bir kavramdır. Bir maddenin boyutları arasında belli bir orantı olduğunda herkesin kabul edebileceği bir güzelliği olmaktadır. İşte bu oran “altın oran“dır..

Altın Oran Nedir?

Altın oran, diğer adı ile PHI sayısı.. Pi sayısı gibi kendini tekrar eden bir yapıya sahip 1.618 sayısı.. Bu sayıyı özel yapan ise evrende hemen her yerde karşımıza çıkması.

Deniz kabuğunun kıvrımları, kulak kepçesinin yapısı, piramitlerin taban-yükseklik ilişkisi gibi pek çok yerde altın oran karşımıza çıkıyor..

İşte örnekler:

Mona Lisa heykelinde boyun enine oranı 1.68..

Picassonun bir çok tablosunda oran 1.68..

Mimar Sinanın eserleri Süleymaniye ve Selimiye Camileri, minarelerinde 1.68 oranına sahip.

İnsan kolunun uzunluğunun dirsek uzunluğuna oranı 1.68..

Tütünün yapraklarının eğrilikleri incelendiğinde, tanjantlarının 1.68 olduğu görülmüş…

Güzelliği estetiği bu kadar etkileyen rakamlar tabii ki diş hekimliğinin de ilgi alanına girmiş. İlk olarak Lombardi diş hekimliğinde altın oran terimi ile ilgilenmeye ve üzerinde çalışmaya başlamış. Levin de diş estetiği ve görsel algı üzerine çalışmıştır. Belli oranlardaki diş uzunlukları ve genişlikleri daha kabul edilebilir estetik sonuçlar ortaya çıkardığını bulmuştur.

Bu kurala göre, her ön dişin genişliği komşusu olan ön dişin boyutunun yaklaşık %60′ı kadar ise, estetik açıdan memnun edici bir sonuç ortaya çıkar. Buna göre, 2 numaralı kesici dişin genişliği 1 ise, ortadaki kesici diş 1.618 kez daha geniş ve köpek diş 0.618 kez daha dar olmalıdır.

Tabii ki sadece dişlerin kendi arasında bir orantı sağlamak yeterli olmayacaktır. Dişlerin dudakla, burunla kısacası yüz ile de uyumlu olması mükemmel estetiği sağlar.
Üst ön dişler karşıdan bakıldığında ilk görülen kendini gösteren dişler. Ortadaki dişler bütün yüzeyleri ile algılanırken, orta hattan uzaklaştıkça dişlerin görülme oranı da düşer, estetik algısı da. Bu durum dişlerin boyutları ile ilgili değildir, dişlerin konumları ve karşıdan bakıldığında algı sahasında olmaları ile alakalıdır.

Altın oranın diş hekimliğinde tam manası ile uygulanabilmesi için bütün insanların dişlerinin aynı büyüklük ve oranda olması gerekir. Ancak çene yapısı yüz yapısı dudak yapısı gibi etkiler bunu imkansız kılmaktadır. Bu yüzden Lombardi diş hekimliğinde altın oran, tekrarlanan oran olarak belirtmektedir. Ön dişlerdeki uyumun arka dişlere doğru gidildikçe de devam etmesi , her ağızda % 60 oranının kullanılmasından daha kolay pratik ve estetik çözümler sunmuştur. Bu sistem hekime daha fazla esneklik sağlamış, çok daha kabul edilebilir ve estetik dişler ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Kişinin yaşı, yüz yapısı, çene yapısı, sosyo kültürel beklentileri gibi faktörler diş hekimliğinde altın oran yerine tekrarlayan oran kullanımını getirmiştir.