Pages Menu

pendik diş,pendik diş hekimi

Uçuklar -Herpes Simplex ve Aft

Uçuklar -Herpes Simplex ve Aft

Herpes, uçuk olarak bilinen enfeksiyonel bir hastalıktır. HSV- herpes simplex bu hastalığa sebep olan virüs tipidir.

HSV iki tiptir:

1. tip HSV genel olarak ağız içi ve çevresinde,burun deliklerinin çevresinde yaralara sebep olan tiptir., ancak genital bölgelerde de yaralara sebep olabilir.

2. tip HSV genel olarak genital bölgelerdeki yaralara sebep olur ancak ağız ve çevresinde de yaralara sebep olabilir.

HSV, lezyon- yara ile direk temasla bulaşıcıdır.

Lezyonlar önce kızarıklık ve kaşınma ile belirti gösterir. Arkasından içi su dolu kabarcıklar oluşur.

Kabarcıkların patlaması daha çok ağrıya sebep olmaktadır.

HSV lezyonları -uçuk oluştuktan sonra geçmesi 5-7 gün sürer. İlk 4 gün bulaşıcılığı ve yayılma özelliği devam etmektedir.

Ağız çevresinde çıkan  uçuklar lezyona değen elin/havlunun/bardağın yüzün ya da ağzın diğer yerlerine değmesi ile yayılabilir. Bu şekilde virüs yalnızca ağız çevresine değil, göze ve genital (cinsel) organlara veya derinin bütünlüğünün bozulduğu herhengi bir bölgeye geçebilir.

Uçuk ve aftlar genel olarak aynı sebeplerden çıkar. Aft çıkma sebeplerinde uçuktaki sebeplere ek olarak o bölgeye gelen bir travma vardır.

Uçuk çıkmasının sebepleri

  • stres,sıkıntı
  • aşırı güneş ışığına maruz kalmak
  • aşırı alkol tüketimi
  • yorgunluk,uykusuzluk
  • grip,nezle,soğuk algınlığı
  • vücut direncini zayıf düşüren hastalıklar
  • heyecan
  • vitamin eksikliği ve yetersiz beslenme
  • vücutta helicobakter pylori varlığı
  • hormonal denge bozuklukları  gibi vücut savunmasının eksik kaldığı durumlardır.

Her insan zaman zaman HSV ile karşı karşıya kalabilir. Ancak bazı durumlarda risk varlığı nedeni ile doktor kontrolü önemlidir.

  • çok sık ve kısa aralıklarla tekrarlayan lezyonlar
  • genital bölgede görülen lezyonlar
  • ağız ve çevresindeki bölge dışında özellikle gözlerde,parmaklarda görülen lezyonlar
  • bağışıklık sistemi zayıflığı nedeni ile ilaç kullanıldığı durumlarda görülen lezyonlar
  • bağışıklık sistemini kontrol altında tutan ilaç kullanıldığı durumlar;örneğin kortizon kullanımı
  • bebeklerde ya da 6 yaşından küçük çocuklarda görülen lezyonlar
  • ağız ve çevresindeki bölgede de olsa lezyon yanında ateş, ağrı,halsizlik, kas ağrısı gibi durumlar varsa
  • lezyon sarı renkte irinli sıvı içeriyorsa mutlaka bir doktora gidilmelidir.

Lezyon üzerine buz uygulamak, ağrı kesici ilaçlar kullanmak acıyı /ağrıyı azaltabilir.

Uçuğun ve Aftın Tedavisi

Uçuk tedavisinde uçuğu korkutmak, üzerine bal sürmek, tahta kaşıkla yakmak gibi yöntemler yararsızdır. HSV lezyonları/uçuğun tedavisi için virüsler üzerinde etkili kremler kullanılmalıdır.

Aft tedavisinde de kortizonlu ve kortizonsuz ağız içine sürülebilen , yara iyileşmesinden çok semptomlarını azaltan kremler kullanılır.

Uçukların ve aftların  vücut savunmasız kaldığı zaman daha kolay çıktıklarını göz önünde bulundurarak özellikle uçuk /aft çıktığı zaman vitaminler açısından meyveler, yeşil sebzeler, mineral eksikliğini tamamlamak açısından kırmızı et, badem , ceviz ve peynir yemek vücudu güçlendirmek açısından faydalı olacaktır.

Çok sık tekrarlayan uçuk durumlarında doktor kontrolünde antiviral haplar kullanılması gerebilir.

Çok sık tekrarlayan ağız içi yaralar, ya da uçuklar, Behçet hastalığının göstergesi olabilir. Bu yüzden kontrol önemlidir.

Ancak, ülkemizde sık aft ve uçuk çıkmasına sebep olan, behçetten çok daha yaygın bir hastalık bulunmaktadır; helicobakter pylori ve Hashimoto tirodi.

H.pylori ülkemiz insanlarının %80 ile %93 ünde vücutta bulunmaktadır. Ancak kişiler bu bakteri varlığının tek göstergesini mide yanmaları olarak düşündüğü için farkında değildir.

Bu bakteri mide, on kiki parmak barsağı tutulumu gösterebilir. Kişide H.pylori varlığı  halsizlik, aşırı gaz, kabızlık-ishal, ağızda sık görülen aft ve uçuklar, unutkanlık, sinirlilik, alınganlık hatta depresyona yol açabilir. Bütün bu şikayetlerin mide yanması olmadan da görülmesi H.plylori varlığı göstergesi olabilir.

H.pylori tedavisi kolaydır. ancak titiz bir hastaya özel çalışma gerektirir. Yeme içe alışkanlıkları, uyku düzeni, güneşle ne kadar ve nasıl maruz kalındığı, ailedeki hastalıklar, horlama varlığı, ağızdan nefes alma, burun tıkanıklığı gibi her türlü durum değerlendirilerek kişiye özel bir tedavi planı ile sık tekrarlayan uçuk ve aftlardan kurtulmak mümkündür. Bunun için bir dahiliye uzmanlı ile görüşmek gereklidir.

Hashimoto tirodi, otoimmün yani bir mikrop olmadan vücudun kendisinin oluşturduğu bir hastalıktır. Hashimoto’da da h.pylori varlığı sık olarak gözlenmiştir. Hashimoto tirodi olanlarda, panik atak benzeri şikayetler, çarpıntılar, saç dökülmeleri, halsizlik, depresyon gibi belirtiler olabilir. Ailesel geçişlidir. C ve D vitamini eksiklikleri etkileyebilir.

Sık tekrarlayan uçuklarınız varsa, mutlaka bir dahiliye uzmanı ile de görüşerek hasimoto tirodi ve helicobakter pylori için de kontrollerinizi yaptırmalısınız. Bu hastalıklar ilerleyen zamanlarda kanser, alzheimer gibi hastalıklara ortam hazırladığı için ihmal edilmemelidir.

Ayrıca, şekerli gıdalar tüketmek, hasimoto tirodi için de h.pylori için de ve tabii ki dişleriniz için de kaçınmanız gereken bir alışkanlıktır.